12 Temmuz 2014 Cumartesi

Asus Echelon mekanik klavye incelemesi




asus_echelon_mech_slider2
Hem oyuncular hem de çok yazı yazan bilgisayar kullanıcıları arasında mekanik klavyelere olan ilgi çığ gibi büyüyor. Daha önceleri tek-tük karşımıza çıkan bu tarz modeller, hem sayı olarak arttı hem de az da olsa fiyat olarak daha uygun seviyelere indi. Üretici ve kullanıcı arasındaki arz-talep dengesi nedeniyle her geçen gün farklı markalardan yeni ürünler görüyoruz. Asus da bunlardan biri. Sektörde neredeyse her türden teknolojik alet üreten firma, klavye kısmına da el atmış durumda. Echelon ve Strix aileleri altında mekanik klavyeler sunuyor. Bu incelememizde Echelon versiyonuna yakından bakacağız.
Mekanik klavye nedir, ne avantaj sağlar diye merak ediyorsanız onu da açıklayalım.
Klasik klavyeler, çalışabilmesi için sonuna kadar güç uygulama gerektirir. Yani tuşun en dibine kadar basmalısınız. Bu da uzun kullanım süreleri sonunda konforsuz bir deneyim ve tepkilerin yavaşlamasına neden olabilir.
Mekanik klavyeler ise bünyesinde barındırdıkları Cherry MX butonlarla en dibe kadar basmaya zorunlu bırakmaz. Bu da demek oluyor ki, aktivasyon noktasına gelindiği andan itibaren çalışabilir. Aktivasyon noktası genellikle 2 mm derinlikte ya da tuş basma derinliğinin yarısı kadar olur.
Bilgisayar başında uzun süre oyun oynayanlar ya da yazı yazanlar, mekanik klavyenin farkını hemen anlayacaktır. Ayrıca bu klavyeler, daha yüksek kalitedi ve sağlam şekilde üretilirler. Uzun vadede çok daha fazla ömür sunarlar (50 milyon basma).
Ancak unutmamak lazım, bir oyun klavyesi mekanik olmak zorunda değildir. Üzerinde özel aydınlatma ya da ek tuşlar da elzem değil. Önemli olan sizin rahatlığınız.

herry MX butonları


Mekanik klavyeler, Cherry MX butonlardan oluşur. Bu butonlar ise kendi için farklı renklere ayrılır. Her renk kendine özel bir karakteristiğe sahiptir. Bu karakteristiğe göre ses, geri besleme, basma kuvveti gibi değişimler sunulur. Bu sayede kendi kullanımınıza göre konfor, tepki hızı ve verimliliğinizi ayarlayabilirsiniz.

Mavi

  • 50g aktivasyon kuvveti (hafif)
  • Duyulabilir ses, klik etkisi
Bir mekanik klavyeyi en çok belli eden noktası, farkedilebilir klik sesidir. Aktivasyon noktasında çıkan bu ses, bazı kullanıcılar için rahatsız edici olsa da, çoğu kişi için mekanik klavyelerin en eğlenceli yanıdır. Cherry MX mavi renk, en iyi yazma tipidir. Tuştan tuşa çok hızlı hareket yeteneği ile daktilo hissiyatı verir. Hem ses, hem de geri besleme ile bu etkiyi yaratır.
Bu renk, sunduğu klik sesi ile en popüler oyun versiyonlarından da biridir. Oyun içindeki kullanımda da çok rahattır.
sayfa_ayirma3

Kahverengi

  • 45g aktivasyon kuvveti (orta)
  • Klik etkisi
Kahverengi Cherry MX butonlar, mekanik klavyeye ilk geçecekler için en iyi seçenektir. Her türlü kullanım durumuna uygundur. Hızlı tepkiler sunar, basmak için gerekli güç azdır, hafiftir. Aktivasyon noktasında çıkardığı klik etkisi tatmin edicidir. Ayrıca mavilere nazaran daha sessiz yapıdadır. Böylece siz bilgisayarı kullanırken etrafınızdakilerin rahatsız olması bir nebze önlenir. Ofis ve ev kullanımına daha uygundur.
sayfa_ayirma3

Kırmızı

  • 45g aktivasyon kuvveti (çok hafif)
  • Yumuşak hissiyat
Cherry MX kırmızı butonlar, oyuncular arasında çok popülerdir. Son derece hafif basımı ile aktivasyon noktasına getirmek için çok az bir güç ister. Bu sayede oyunlar için gerekli olan hızlı tepkiler kolay şekilde sağlanabilir. Genel olarak MMO, FPS, RTS ve MOBA oyuncuları arasında sıkça rastlayabilirsiniz. Bunun en büyük nedenlerinden biri ardarda hızlı tıklama isteyen durumlarda harika performans vermesidir. Bu türlerin oyuncuları arasında üst sınıf tuş olarak anılır.
sayfa_ayirma3

Yeşil

  • 80g aktivasyon kuvveti (sert)
  • Duyulabilir ses, klik etkisi
Mekanik klavye dünyasında karşınıza en nadir çıkacak versiyon yeşildir. En kolay şekilde tarif etmek gerekirse, daha sert basılan Cherry MX mavi butonlar denebilir. Her ne kadar daha zor basılsa da, halen çok yazı yazanlara hitap ettiği belirtilir. Genellikle mekanik klavye tutkunları, daha doğrusu hardcore mekanik klavyeciler kullanır. Güçlü aktivasyon kuvvetine alıştıktan sonra asla vazgeçilemeyeceği de söylenir.

Cherry MX yeşil butonlar, orjinal olarak mavi butonların space tuşu için üretilmiştir. Bu nedenle çok uzun süre tek başlarına bir renk olarak piyasaya sürülmediler. Son yıllarda popülerliği arttı.
sayfa_ayirma3

Siyah

  • 60g aktivasyon kuvveti (orta sertlik)
  • Yumuşak hissiyat
Cherry MX siyah butonlar, bir tuşa ardarda çok kez bazan kullanıcılar için idealdir. Dikey basma tasarımıyla yumuşak bir deneyim sunar. Orta sertlikteki yapısı, yanlışlıkla basmayı engeller. Böylece yazarlar için yanlış yazma sorununun bir nebze önüne geçer.


Kullanım Deneyimi ve Sonuç


Kullanım detaylarına geçmeden önce ek tuşlara da bakalım. Üzerlerinde herhangi bir baskı bulunmuyor. Genel olarak WASD bölgesi düşünülerek eklenmişler. Oyun sırasında daha rahat seçilmelerini sağlıyor. Takıp çıkarmak sizin elinizde. Bu işlem için bir de plastik aparatı bulunuyor. Çıkarırken butonları kırma sorununun önüne geçilmiş.
Echelon’un siyah renkteki Cherry MX butonları, orta sertlikleriyle çok başarılı bir geri besleme sağlıyor. Siz bastıktan sonra yayı sayesinde anında geri yukarı çıkıyor. Bunun iki avantajı var. İlki strateji oyuncuları için. Saniyede verilen komut sayısı konusunda yükseklerde olan kullanıcılar için çok daha hızlı bir deneyim vaad ediliyor. Belki bu farkı hemen anlayamazsınız ancak zaman içinde müptelası olmak mümkün. Bir diğeri de çok fazla yazı yazanlar için. Dediğimiz gibi geri dönüş hızı diğer Cherty MX butonlardan daha iyi. Bu nedenle daktilo kullanır gibi akıcı şekilde yazı yazabiliyorsunuz. Ayrıca çok yumuşak olmadıkları için yanlış butona basma olasılığı da azalıyor.
Bundan önce yine Cherry MX siyah yapısındaki CM Storm Trigger’ı test etmiştik. Ancak o zaman siyah butonları hiç beğenmemiştik. Nedeni de çok sert olmalarıydı. Ancak Echeleon’un sertlik seviyesi Trigger’daki kadar değil. Nedeni nedir bilinmez ancak bu kez siyah butonlar beğenimizi kazandı.
asus_echelon_mech_25
Beraberinde gelen bileklik tam bir ergonomi canavarı. Mutlaka kullanmalısınız. Yumuşak kauçuk yapısı sayesinde yorulmaya ve ağrılara engel oluyor. Zaten bunun dışında Echelon için tasarım anlamında söylenecek bir nokta bulunmuyor. Düz bir yapısı var.
Arka kısımdaki ek USB ve ses portları da fonksiyonellik kısmını güçlendirmiş. Ayrı bir USB kablosu üzerinden bağlanarak daha hızlı aktarım sağlanmış. Her ne kadar USB2.0 olsa da işe yarıyor. Ayrıca tam güç iletebiliyor. Bazı klavyelerde yaşanan güç aktarım sorununu gözlemlemedik. Kabloların kalın ve çorapla sarılı olması da güzel.
Genel üretim ve malzeme kalitesi, mekanik klavyelerin standartlarından şaşmamış. Son derece sağlam ve ağır. Çok uzun bir kullanım ömrü var.
Asus, yeni girdiği bir alanda en mantıklı yolu seçmiş. Bu sektörde uzman bir isimden yardım almış. QPad’in deneyimi ışığında ortaya çıkan Echelon mekanik klavye, son derece güzel bir seçenek konumunda. Sıradan modellerin sıkıcılığından kurtulmak isteyenler için eğlenceli bir kullanım vaad ediyor.

The Last of Us: Remastered’ın Türkiye satış fiyatı açıklandı




PlayStation 4 platformu için uzun süredir beklediğimiz yapımlar arasında yer alan The Last of Us: Remastered’ın Türkiye satış fiyatı açıklandı. PS 3 platformundaki oynanış sistemiyle başarılara doymak bilmeyen yapım, bu başarıyı PS 4′de de yakalamak istiyor.
the last of us
Oyunun PS 4 sürümü yani Remastered Edition, yeni nesil grafiklerle geliştirilip, Left Behind DLC’sini içerecek. Türkçe alt yazı seçeneği ile oyuncularla buluşacak olan The Last of Us: Remastered, 29 Temmuz’da çıkışını gerçekleştirip, 149 TL fiyat etiketi üzerinden satışa sunulacak.

Homefront: The Revolution’da yükleme ekranları bulunmayacakmış!

Homefront: The Revolution, Crytek için bir devam oyunu olarak görünmüyor. Tam tersine başlı başına, yeni bir oyunmuş gibi görülüyor. Bu yüzden de Crytek bu oyun üzerinde oldukça sıkı çalışıyor. Bu çalışmaların sonucunda da Crytek cephesinden yeni bir haber geldi.




Crytek’ten gelen haberlere göre Homefront: The Revolution’da yükleme ekranları bulunmayacakmış.Homefront: The Revolution’ın yapımcı koltuğunda oturan Fasahat Salim bu konuda, “Yükleme ekranlarımız yok. Dünyamız çok büyük fakat 3′e bölünmüş bir halde. Philadelphia’nın batı cephesi oldukça ilginç olaylara ev sahipliği yapıyor ve oldukça zengin bir dünyası var. Ayrıca biz Homefront: The Revolution’ı bir devam oyunu olarak görmüyoruz. Homefront: The Revolution bizim için tamamen farklı bir evrene sahip, farklı bir oyun.” cümlelerini kullandı.

League of Legends Türkiye Şampiyonu DARK PASSAGE!!



League of Legends 2014 Türkiye Büyük Finali 12 Temmuzda Ülker Sport Arena'da gerçekleşti. 10 bin biletin satıldığı bu büyük organizasyonda kendilerine "eSporcu" diyen gençler kozlarını sanal dünyada paylaştılar.
Öncelikle bilmeyenler için League of Legends nedir onu analtalım. Tempolu, rekabete dayalı, strateji oyunlarının heyecanını rol yapma oyunlarının öğeleriyle bir araya getiren çevrim içi bir oyundur. Tasarımları ve oynanışlarıyla kendine özgü şampiyonlardan oluşan iki takım, çeşitli savaş alanlarında ve oyun modlarında başa baş mücadele eder. League of Legends sürekli çeşitlenen şampiyonları, sık sık güncellenen içeriği ve canlı turnuva ortamıyla, her beceri seviyesindeki oyuncunun sıkılmadan çok uzun süre oynayabileceği bir oyundur.
Dark Passage eSports Club 3-1 Team Turquality eSports Club

İlk 2 oyunda üstünlüğünü ortaya koyan DP skoru 2-0 a getirerek büyük bir avantaj yakaladı fakat 3. oyuna TT ekibi iyi bir oyun sergileyerek seriyi 2-1e getirsede 4. raundda DP iyi bir oyunla hem oyunu hemde şampiyonluğa uzanmış oldu

Bu şampiyonlukla  Türkiye’yi ilk olarak Wildcard'da ardından da Dünya Şampiyonası’nda temsil etmek için mücadele verecek olan takımda Dark Passage oldu

Bakır kablo ile internette 10 gigabits(Gbps) hız inanılmaz !


Merkezi ABD'de bulunan Bilgi teknolojileri merkezi Bell Labs'dan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar sonucunda iki çift 30 metrelik sıradan telefon kablosu kullanılarak saniyede 10 gigabits veri transferi elde edilebildi.
 Bu gelişme sayesinde internet hızını arttırmak için yüksek maliyetli fiber kablo kullanımı azaltılabilecek.10 Gpbs bağlantı hızı ile dakikada 75 GB veri indirilebiliyor. Bu da 11 dolu müzik CD'sine denk düşüyor.
1405171345_1df17f4d3ac74411fc950a5e53545bcf.jpg
Bell Labs'ın sahibi Alcatel-Lucent yeni sistemin evlere gelen fiber kablo bağlantısı hızından farklı olmayacağını ve fiziksel ve ekonomik olarak fiber kablo sisteminin kurulmasının masraflı olduğu yerlerde bu sistemin kullanılabileceğini belirtti. Lucent, fiber kabloların bina girişlerine kadar getirilebileceğini geri kalanın ise dairelere bakır kablolarla bağlantı yapılabileceğini söyledi.
 Diğer yandan Davies Murphy Danışmanlık Merkezi'nden Chris Green, söz konusu yöntemin çok sayıda kullanıcının yavaş bağlantı hızını çözmeyeceğini belirtti. Green, özellikle şehir dışında yaşanan ana sorunun kullanıcıların telefon bağlantı noktasından kaynaklandığını söyledi.

11 Temmuz 2014 Cuma

Asus R9 270 Direct CU II OC İncelemesi

asus_r9_270_dcu2_slider
AMD’nin yeni seri grafik kartlarını incelemeye devam ediyoruz. Firma, sunulan ürün çeşitliliğini artırma adına isminde “X” olmayan modelleri de piyasaya sürüyor. Daha önce yakından baktığımız R9 270X de bundan nasibini aldı. R9 270, X modeline nazaran aynı özelliklerde diyebiliriz. Sadece saat hızı tarafında biraz daha yavaş. Performanstan çok kayıp vermeden, aynı zamanda X’li modelin seçimini engellemeyecek şekilde tasarlanan kartın asıl amacı, önceki nesil olan HD 7850′nin yerine geçmek. Yine aynı şekilde Pitcairn silikonu üzerine yapılandırılmış. Her ne kadar Curocao adı da geçse, kesin bir açıklama bulunmuyor. Yeni R serisinin getirdiği güçlendirilmiş kart yönetimi olan PowerTune ve oyun geliştiricileri için yeni API uygulaması Mantle da kendine yer edinmiş.
Konuğumuz olan R9 270, Asus’un meşhur Direct CU II soğutmasına sahip. Firmanın bu sevilen soğutma sistemi, elbette yeni seride de devam ediyor. Kartın tamamını kaplayan çift fan ve GPU’ya direkt temaslı ısı borularıyla oldukça serin çalıştığını söylemeliyiz. Kart her ne kadar güçlü bir serinletici ile gelse de, Asus saat hızlarına dokunmayı tercih etmemiş. Tamamen kullanıcının insafına bırakılmış.

Yakından Bakış


Asus’un alışılagelmiş Direct CU II soğutma sistemi altında şekillenen kart, her zamanki gibi son derece güzel görünüyor. Mat siyah kaplama üzerindeki kırmızı şeritler, diğer modellere nazaran biraz daha koyu renkte olsa da çok çekici.
Kartın baskı devresi yaklaşık 21 cm. Ancak soğutma sistemi, PCB’ye sığmayı başaramamış ve bir miktar taşmış. Yani toplamda 22,5 cm’e kadar çıkıyor. Bu haliyle bile kısa bir model diyebiliriz. Kasaya montajı sırasında herhangi bir yer sorunu yaşanması mümkün değil.
Üzerindeki çift fanın her biri 8 cm çapında. Hem büyük hem de iki adet olmaları nedeniyle neredeyse ısınan tüm bileşenleri kapsıyorlar. Yani ürettikleri hava akımı, kart üzerinde ısınan tüm elemanlara serinlik sağlıyor. Çalışma gürültüsü olarak özellikle boşta iken duymak imkansız. Yük durumunda da hem kartın fazla güç harcamaması, hem de soğutma sisteminin başarılı olması nedeniyle tam hıza çıkmaya gerek duymuyorlar. Yani yükte de sessiz bir profil çiziyor.
asus_r9_270_dcu2_11
Güç beslemesi tarafında tek 6-pin yer edinmiş. Kartın maksimum tüketimi 150W. R9 270X’in 180W idi. Yani düşürülen saat hızları, daha az elektrik çeken bir kart yaratmış. Firma tarafından önerilen güç kaynağı 450W ve üzeri.
asus_r9_270_dcu2_12
Performansı artırmak isteyenler, sistemlerine ikinci bir R9 270’i dahil edebilirler. CrossFire desteği mevcut. İkili kullanımda önerilen güç kaynağı ise 500W.
asus_r9_270_dcu2_13
Arka kısımda tüm güncel ve dijital görüntü çıkış birimleri hazır; DVI, HDMI ve DisplayPort.
asus_r9_270_dcu2_14
Asus R9 270 Direct CU II’nin baskı devresi bu şekilde. 28nm üretim sürecinden geçen grafik ünitesi, 270X gibi 2.8 milyar transistöre sahip.
asus_r9_270_dcu2_15
Uzun zamandır Hynix belleklerle karşılaşıyorduk ancak Asus, Elpida kullanmayı tercih etmiş. Efektif olarak 5.6 GHz hızında görev yapıyorlar.
asus_r9_270_dcu2_16
Soğutma sistemi, 2 adet ısı borusu üzerine dizilmiş alüminyum yapraklardan oluşuyor. Isı boruları bakırdan imal edilmişler ve nikel kaplanmışlar.
asus_r9_270_dcu2_17
Direct CU II’nin karakteristik özelliği olan direkt temas sistemine sahip. Bu borular, grafik ünitesi üzerine temas ederek daha verimli bir ısı iletimi sağlıyorlar. Bellekler yongalarının sadece 2 tanesinin kaplandığını görüyoruz. Termal pade dokunuyorlar.

AMD, Fusion A10-7800 işlemcisini kullanıma sunuyor





AMD ürün gamına orta segment için hazırladığı yeni bir Fusion işlemcisini daha dahil etti. A10-7800 ismini taşıyan yeni model, 28nm üretim geometrisi ile hazırlanan Kaveri silikonu üzerinde şekilleniyor. Soket FM2 formunda olan yeni işlemci, Steamroller mimarisini kullanan dört çekirdekli bir yapıya sahip. Standart saat hızı 3.5GHz olan ve Turbo özelliği ile 3.9GHz'e kadar çekirdek frekansını yükseltebilen işlemci, 4MB L2 bellek kapasitesi ile geliyor.
 
Fusion A10-7850K ile kıyaslandığında çarpan kilidi açık olmadığı için hız aşırtma konusunda aynı iddiayı taşıyamayan işlemci, Radeon R7 dahili grafik birimi ile temel grafik ve belli seviyede oyun ihtiyacının harici ekran kartı olmadan karşılanmasına da zemin hazırlıyor. Graphics Core Next mimarisini kullanan ve DirectX 11.2 desteği sunan 512 paralel işlemcili dahili grafik birimi ile kimi oyunları Full HD çözünürlükte, kimileriniyse daha alt çözünürlüklerde ve oyununa göre orta kalite ayarlarında oynayabilmek mümkün. AMD Mantle teknolojisiyle uyumlu oyunlarda daha yüksek grafik performansı vaad eden işlemci, 1866MHz DDR3 bellek desteği sunuyor. 
 
AMD Fusion A10-7800'ün, ~150$ civarı bir fiyatla satışa sunulması bekleniyor.